DOĞRU AYDINLATMA NASIL OLMALIDIR?

DOĞRU AYDINLATMA NASIL OLMALIDIR?

Doğru Aydınlatma, ışığın, minimum enerji harcayarak maksimum verimliliği elde etmemizi sağlayacak ve istenilen etkiyi yaratacak şekilde kullanılmasıdır. Açık veya kapalı alanlarda ihtiyaca uygun şekilde kullanılan aydınlatma ürünleri ile rahat, sağlıklı ve kullanışlı bir ortam yaratmak amaçlanır.
Günümüzde tüm dünyayı etkisi altına alan pandemi nedeniyle hepimiz evlerimizde daha fazla vakit geçirmeye başladık. Hatta evde çalışma sistemi de oldukça yaygınlaşmaya başladı. Hal bu olunca, yaşam alanlarımızdaki doğru aydınlatma hepimiz için daha önemli hale geldi. Zira, eğer evde çalışma ortamı için doğru ışık kullanılmazsa, verimlilik bir süre sonra düşmeye başlar, göz yorgunluğu ve baş ağrısı gibi sağlık problemleri tetiklenmiş olur. İş yerlerinde de yapılan işin türüne göre bir aydınlatma yöntemi uygulamak hem çalışma verimliliğini arttıracak hem de görselliği zenginleştirecektir.
Piyasada, aydınlatma amacıyla kullanılmak üzere çok farklı şekillerde, ebatlarda ve cinste ürün bulunmaktadır. Armatürler, projektörler, led ürünler, spotlar, ampuller ve daha bir çok ürün çeşidi arasından ortamınız için optimum olanı seçmek sizlere pek çok açıdan fayda sağlayacaktır. En kaliteli markanın ürününü tercih etmek de bu amaç için yeterli değildir. Önemli olan hangi ortam için hangi ürünün size en yüksek verimi sağlayabileceğini tespit etmektir.

PEKİ NEDİR BU FAYDALAR?

Bu faydalar bizler için, gözü yormaması, kamaşma yapmaması, gölge oluşturmaması, yüksek verimlilikte olması, ihtiyaçlar doğrultusunda renksel geri verimi sağlaması, ortamı yapılan işe uygun olarak yansıtması, doğru miktarda ve doğru konumda olması gibi oldukça önemli faydalardır.

DOĞRU AYDINLATMA İÇİN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR NELERDİR?

• Evlerde kullanılan aydınlatmalar genellikle dinlendirici etkisinin yüksek olması sebebiyle gün ışığı rengindeki (3000K ve ya 4000K) ampuller ile yapılmalıdır. Çalışma ortamlarında ise, genellikle enerji seviyesi daha yüksek olan ve çalışanları daha dinç tutma amacıyla beyaz renkteki (6500K) aydınlatmalar kullanılmalıdır.
• Yetersiz aydınlatılmış bir ortam yeterince görememenize ve gözlerinizin yorulmasına sebep olur, aşırı aydınlatılmış bir ortam ise gözlerinizin kamaşmasına ve rahatsız hissetmenize sebep olur. Bu nedenle ışık kaynağının direkt olarak gözümüze gelmemesi (endirekt aydınlatma kullanılması) ve ortamın büyüklüğüne göre doğru miktarda ve doğru lümen değerinde ışık seçilmesi önemlidir.
• Kullanılan ışığın gölge yapacak bir açıda olmaması da verimlilik açısından önemlidir. Eğer direkt arkadan gelen bir ışık altında çalışıyorsanız çalışma masanızda gölge oluşacaktır. Bu durumda da ışığın açısını değiştirebileceğiniz, duruma göre sağa ya da sola taşıyabileceğiniz masa lambaları tercih edebilirsiniz. Ya da, mutfaklarda yaşadığımız gölge problemleri için bir tezgah üstü aydınlatması tercih edilebilir.
• Aydınlatma aracının içerisinde ki ampulün titreşim yapmamasına da dikkat edilmelidir. Titreşim yapan ışıklar da gözleri yoracaktır.
• Aydınlatılmak istenen mekanın kullanım amacına uygun ışık seçimi ve rengi de oldukça önemlidir. Mesela bir doktor muayenehanesinde doğru renk seçimi ile yapılmış bir aydınlatma, hastalığın doğru teşhisi için önemlidir.
• Objelerin ön plana çıkarıldığı sektörlerde ise renksel geri verimi yüksek olan bir aydınlatma tercih edilmelidir. Renksel geri verim CRI olarak ifade edilir. CRI için en doğal ışık olan güneş ışığı referans alınır ve bu değer, bir nesnenin tam ve doğala en yakın rengini gösterebilme yeteneğini ölçer. Maksimum CRI değeri 100 olarak kabul edilir. Nitekim 100 değeri gün ışığıdır. Ve CRI değeri 100 e ne kadar yakınsa, nesnelerin rengini o kadar gerçeğe yakın gösterdiğini ifade eder.
Mesela bir kuaför salonu müşterisinin saçını boyadığında boyanan rengi en gerçekçi şekilde görmek istiyorsa CRI değeri en az 85 olan bir ışık tercih etmelidir. Aynı şekilde bir market de sebze, meyve reyonundaki ürünlerin müşterilere güzel görünmesini ve müşterilerin cazip bulmasını istiyorsa CRI değeri en az 85 olan ışık tercih etmelidir. Ya da bir kasap etlerinin bayat görünmesini istemiyorsa, kırmızılığını ve tazeliğini net gösterebilmek istiyorsa kullandığı ışığın CRI değerine dikkat etmek zorundadır.
Kuyumcuların, vitrinlerini cazip göstermesi, altınların rengini ve parlaklığını ortaya koyabilmesi için, bir fotoğrafçının gerçekmiş gibi pozlar yakalayabilmesi için ve bunlar dışında da giyim mağazaları, otomotiv firmaları, showroomlar, sosyal alanlar gibi hayatımızı geçirdiğimiz pek çok mecrada bu değere mutlaka dikkat edilmelidir.
• Bazı mekanlarda her yerin aynı seviyede ışıklandırılması istenirken bazı mekanlarda bu durum sıkıcı gelebilir ve farklı seviyelerde ışıklandırma kullanılabilir. Mesela bir otelde, lobi kısmında dinlenmeyi sağlamak için daha düşük seviyede ışık kullanılırken, resepsiyon bölümünde daha yüksek seviyede ışık tercih edilebilir. Dolayısı ile, ışık seviyelerindeki farklılıklar sayesinde dikkat çekme, vurgulanmak istenilen nokta ya da obje, yönlendirme gibi amaçlara da ulaşılabilir.

Yukarıdaki bilgiler ışığında özetleyecek olursak, doğru aydınlatmanın bize kazandırdıkları şu şekildedir:
• Görme yeteneğinde artış sağlarken, göz sağlığımızı da korur,
• Çalışan insanların çalışma verimliliğini arttırır,
• Kör noktalar nedeniyle oluşan kazaları ortadan kaldırır,
• Mekanda vurgulanmak istenilen nesneleri ön plana çıkartır,
• Verimli çalışması nedeniyle çevrenin korunmasını sağlar,
• Mağazalara canlılık katarak satışlara olumlu katkılar sağlar
• Ve hırsızlık gasp gibi olayların azalmasına katkı sağlar.
Şunu bilmeliyiz ki, bir mekanda istenilen etkiyi yaratabilmek için mutlaka doğru aydınlatmanın sağlanmış olması gerekir.

Bu gönderiyi paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir